Bilinçli Düşüncenin 3 "Dili"
Hiç düşüncelerinizi "ayarlamaya" çalıştınız mı? Arasıra nasıl düşündüğünüze ; düşüncelerinizin ne anlama geldiğini merak ettiniz mi? Belki sözcükler,resimler yardımıyla veya başka şekillerde ne düşündüğünüzü çözmeyi denediniz?.Bu birey için cevaplaması güç bir soru,çünkü düşünceler uçup giden şeylerdir.Öyle ki,düşünceler bilincinizin iç "ekranınızda" birbiri ardına öyle ani ve hızlı parlar ki takip etmek oldukça zordur.Aslında düşünme süreciniz çoğunlukla otomatik olarak,hızlı bir şekilde devam eder ve bilinç denetim seviyenizin az çok altındadır.Psikologların "bilinçli düşünme" dedikleri az çok uyanık olduğunuz saatler boyunca ve muhtemler uykudayken bile,sabit adımlarla hızlı ve görünmez olarak ilerleyen düşünce türünden daha yavaş ve daha sınırlı bir düşünme şeklidir.
Bilinçli olarak başka birşey yapıyor olsanız bile söylediğiniz ve otomatik olarak yaptığınız çoğu şey hakkında bir dakikalığına düşünün.Araba kullanırken aynı anda arkadaşınızla konuşup hemde uygun bir çevre yolu çıkışına girebilirsiniz.Caddede bir arkadaşınızı yada tanıdığınız birini gördüğünüzde,el sallayıp merhaba demeye karar verirsiniz ve bunu anlık ilgi seviyeniz altında düzenlenmiş tüm karar ve motor emirlerinizle birlikte yaparsınız.Düşüncenin seviyelerini "bilinçli" seviye ve "ön bilinç" seviyesi olarak iki gruba ayırabiliriz. "Ön bilinç" Seviyesi çoğu beyin aktivitelerinizi oluşturmak için gerçekleşen,süratla akıp giden,otomatik düşünme işlevlerinizdir. "Bilinçli" Seviye ise yakın ilgi göstereceğiniz,dikkatlice kodlanmış düşünce şekillerinin seviyesidir.Sigmund Freud ilk kez "bilinç akıl" terimini kullanırken,kişinin dikkat ve anlık ilgi alanına ulaşmanın dışında kalan düşünme işlevlerini tanımlamaya çalışmıştı.20.yy'ın ilk yarısında Freud teorisinin popülerliği ile birlikte terim bir klişe haline geldi ve Freud'un amaçladığı oldukça farklı şekillerde sık sık kullanılmıştır.
Bilinçli düşünce işlevlerinizi-ayarlayabileceğiniz ve gerçekleşirken gözlemleyebileceğiniz-aşağıdaki üç "dilin" herhangi biri veya hepsi ile ifade edildiği şekliyle düşünebilirsiniz.Bu diller : 1) Sözel düşünce, 2) Görsel düşünce, 3) Uzamsal düşünce
Sözel düşünce, sanki zihinsel işlevlerinizi sözcükler,deyimler ve cümleler ile ifade ediyormuşsunuz gibi, kendi zihinsel "sesinizi" duymak anlamına gelir.
Görsel düşünce, genellikle bulanık,kırık,parçalı olan karma,birleşik şekilleri; genellikle hafızanızda resimler,resim parçaları ve gözlemlediğiniz yada uzamsal yapılar ve ilişkiler gibi hayal edebileceğiniz sahneler olarak anımsadığınız zihinsel görüntüleri "görmek anlamına gelir."
Uzamsal düşünce, çeşitli duygusal tepkiler ( yalnızca bütüncül vücut tepkileri ) , öznel gerilim seviyesi ve ani durumlara karşı verilen genel tepkiler dahil olmak üzere baştan başa tüm duyguları bizzat yaşamaktır.
Yaratılmışlıktan gelen genel tepkileriniz düzeyinde cevap vererek,herhangi bilinçli bir düşünceyi görsel şekilde gösterebilirsiniz.Örneğin eşinizi,sevgilinizi,akrabanizi veya arkadaşınızı,onun ismini zihninizde söylemeyi,kişinin zihinsel bir resmini aklınızda oluşturmayı ve kişinin toplam fikirlerine cevap olan kapsamlı duygunuzu ayarlamayı düşünebilirsiniz.Bilinçli düşüncenizin çoğu için bu üç düşünme dili aynı anda kendinize has zihinsel alışkanlıklarınıza ve konuya göre sırayla baskın bir rol oynayarak devreye girer.Bu üç düşünme dili-görsele ait,sözel,uzamsal-hızla hareket eden ön-bilinç düşüncelerinize ait anlık resimleri ,anlık ilgi ekranınıza yani bilinçli düşüncenizin ön planına yansıttığınız araçlardır.Bu akıp giden düşünceleri yakalayabilir,bilinç düzeyine çıkarabilir ve bilinçli hale çevirebilirsiniz; fakat bu düşüncelerin büyük çoğunluğu,bilinç ve dikkatinizden bağımsız,görünmez ve sağlam bir şekilde akıp gitmektedir.Beyin fonksiyonunun bu tanımına göre,düşüncenizin bilinç öncesi düzeyi kusursuz bir biçimde mantıklı olarak sorgulama,karar verme ve anlık hareketlerinizi yönetme gücüne sahiptir.Hatta,bu bakış açısı önsezilerin temelini veya ne yapmanız gerektiğini size söyleyen sezgisel düşünce işlevlerini açıklayabilecektir.Fakat, amaçlanmış hareket yöntemini ispat edebilecek,iyi çalışılmış ve başarılı sözel sorgulama metotları sunmaz.
Geleneksel olarak sezgiden kastımız, henüz bilinçli ve sistematik bir şekilde etkilerini gösteremeyen mantıksal sorgulamanın bilinç öncesi işlevidir.Önsezi,hem mantıklı hemde bilinçli olarak sözel muhakeme olan herşey olabilir.Albert Einstein genellikle insanlık tarihinde,özellikle önsezi fonksiyon hakkında görüşlerini bildiren önde gelen bilimsel düşünürlerden biri olarak kabul edilir. " Gerçekten değerli olan şey önsezilerdir. Bir düşünce gelir ve daha sonrasında ben onu kelimeler halinde ifade etmeye çalışırım" demiştir. Önsezilerinize güven eylemi sonrası,bilinçli düşüncenizin ön planının kenarlarında gezinen ve değerli bir sonuç getirebilecek olan ön bilinç muhakeme işlevinin gölgelerini ortadan kaldıran gizli ipuçlarını "dinlemek" diye özetlenebilir.
Önsezilerinizi kullanma becerisi ve bilinç öncesi düşüncenin diğer çeşitleri,akıp giden bu şekilleri,üç düşünme dilinden bir yada daha fazlasına çevirme becerisini gerektirir.Düşüncelerinizi etkin şekilde kelimeler,resimler ve uzamsal biçimlerde ifade ederek, düşüncenizin zihinsel altyapısından yararlanabilirsiniz.Bilinç ve bilinç öncesi seviyeler arasındaki etkili bir iletişim,önsezi,sezgileri kullanma ve genellikle ayaküstü düşünmenin olduğu kadar,yaratıcı düşünme diye adlandırılan metodunda temelini oluşturur.
Görsel düşünceyi-zihinsel resimleri-kullanmak da hafızanızı geliştirmek için çok etkili bir yoldur.Eğer kelimelerle olduğu kadar görsel ve uzamsal bir şekilde hafızanızı "dosyalayabilirseniz" ,örneğin, aklınızda olayın ilgi çekici bir zihinsel resmini çizerseniz,beyninizin daha geniş bölgelerini harekete geçirir ve daha sonrasında tekrar hatırlama şansınızı arttırmış olursunuz.


0 yorum:
Yorum Gönder