20 Temmuz 2009 Pazartesi

Şeyh Edebali'nin Kısa Özgeçmişi.

Tarihi kaynaklar Osman Gazi'nin kayınbabası olan ve Osmanlı Devleti'nin kuruluşunda büyük bir manevi hakka sahip olan Ahi Şeyh Edebali hakkında şu bilgileri vermektedir: Şeyh Edebali aslen Karamanlıdır.Doğum tarihi kesin olmamakla beraber, Hicri 603 /Miladi 1206 yıllarında doğduğu tahmin edilmektedir.Adana'da doğmuş ;tahsilini Suriye'nin Şam şehrinde tamamlamıştır.Uzun yıllar İslami ilimler üzerinde, bilhassa İslam Fıkhı(Hukuku) konusunda, incelemeler yapmış;kendisini yetiştirmiş ve olgun bir şahsiyet olarak Eskişehir yakınlarındaki Kelpburnu(İtburnu) denilen yere gelerek orada bir zaviye kurmuştur.Tasavvuf yolunu seçmiş ve şeyh olmuş ve büyük bir nüfuz kazanmıştır.Uzun bir ömür sürdüğü rivayet edilmiştir.Vefatı üzerine damadı olan Osman Bey ve tüm Osmanlıları derinden üzmüştür.Naaşı 1325(1326) yıllarında Bilecik'e defnedilmiştir.
Kaynakça
*Çocuklar ve Gençler için Osmanlı Tarihi Ansiklopedisi, Ahmet Efe s,22 **Baha Veled'den Günümüze Konya Alimleri ve Velileri, Av. M. Ali Uz, Konya Mayıs 1993

2 yorum:

Zeugma 23 Temmuz 2009 15:59  

Âlim, faâl, zengin, çevresi için örnek teşkil eden ve çok sevilen bir kişi olan Şeyh Edebâlî, Eskişehir yakınlarında İtburnu denilen köyde yaşar, yaptırmış olduğu zâviyede talebe yetiştirir ve halkı aydınlatır. Bilecik’te bir dergâh yaptırır, Osman Gâzi’nin babası Ertuğrul Gâzi iyi dostudur; onu ve üç oğlunu, yâni Osman Gâzi’yi de birçok defa burada misafir eder.O zamanlar 700 çadırlık bir komündür Ertuğrul Gâzi’nin halkı. Hepsi bu!

Osman Gâzi, dergâhta bulunduğu bir gece, rûyasında onun göğsünden bir ayın çıkıp kendi göğsüne girdiğini ve göğsünden bir büyük ağaç bitip dallarının âlemi kapladığını, altından birçok nehirlerin çıkıp insanların bu sulardan geçtiklerini görür. Osman Gâzi, hani o meydanlara sığmayan yiğit, Şeyh Edebâlî Hazretleri’nin yanında önce sesini çıkaramaz. Bırakın konuşmayı, nefes almaktan çekinir. Ama bu kez derdini söylese gerektir. Mahcup mahcup rûyasını anlatır.

Şeyh Edebâlî kısa bir tefekkürün ardından “ey oğul. Sana müjdeler olsun” der, “göğsümden çıkan nur kızımdır (Bâlâ [Malhun] Hâtun). Seni kuşatması evleneceğinize işârettir. Ağaca gelince: Sen büyük bir devlet kuracaksın. Sizin soyunuzdan nice pâdişahlar gelecek ve nice devletleri bir çatı altında toplayacaklar, evlâtların adâletle hükmedecekler. Allah-ü Teâlâ seni ve neslini insanların İslâm’la şereflenmesine vesile edecek”.

Gerçekten de öyle olur, altı asırdan fazla devam edecek olan bir imparatorluğun temelleri onun bu söyledikleri üzerine Osman Gâzi ile atılır. Şeyh Edebâlî 1326’da 125 yaşlarında Bilecik’te vefat eder, dergâhının yanında gömülür. Eskişehir’de de adına bir türbe yapılır. Vefatından bir ay sonra kızı, dört ay sonra da damadı Osman Gâzi vefat eder ama ne vefat! Babası Ertuğrul Gâzi’den yaklaşık 5 bin km² olarak devraldığı Osmanlı toprağını oğluna 16 bin km² olarak devrederek…

Sevgili Leon. Ek bilgiler olarak ben de bunları derledim sana.

700 çadırlık komünden, Ertuğrul Gazi'nin oğlu Osman Gazi'nin rüyasını Şeyh Edebali'ye anlatması,Edebali'nin bu rüyayı kızıyla evleneceği doğrultusunda yorumlaması ve bunun gerçekleşmesi sonucu bir dünya devletinin doğuşu olayı var burada.
Bir de 125 yaşında ölmüş olduğu rivayet ediliyor.
Sayende bilgileniyor ve araştırmacı bir ruh kazanıyorum Leon :)
Teşekkür ediyorum..
Sevgi ve saygılar..

Leon,  25 Temmuz 2009 06:01  

Sevgili Zeugma,
bu güzel destekleyici ve tamamlayıcı yorumun için teşekkür ederim..Tarihe her zaman büyük ilgim var ve bu ilgi geçmişten ders alıp gelecegi onun iışığı altında derlemek için..Bu yüzden bu araştırmacı ruhu sanada aşılamak benim için güzel bir kazanç olucak :)

Saygılarımla değerli arkadaşım..

Sayaç

Rüya Tabirleri

Linkler

1
2






















Social Bookmarking

Social Media Blogs - Blog Catalog Blog Directory Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits

  © Blogger templates Newspaper III by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP