3 Ağustos 2008 Pazar

Beyaz gecelerin büyülü şehri St. Petersburg

Rusya’ya 2 asır başkentlik yapan, şiirlere, şarkılara konu olan bir şehir, çarların başkenti St. Petersburg. Beyaz geceler şehri. Çaykovski, Puşkin, Gogol ve Dostoyevski ondan çok ilham devşirmiş.


Çarların başkenti. Rusya’ya 2 asır başkentlik yapmış, şiirlere, edebiyata, şarkılara konu olan bir şehir. Beyaz geceler şehri. Çaykovski, Puşkin, Gogol ve Dostoyevski’lerin ilham aldığı bir şehir. Tam anlamıyla beyaz geceler şehri St. Petersburg. 4,5 milyonluk nüfuslu şehre ayağınızı atar atmaz bir Rus şehrinden çok bir Avrupa şehrine geldiğinizi hissedersiniz. Zaten 1. Petro, St. Petersburg şehrini Rusya’nın Avrupa’ya açılan bir penceresi olarak görmek istemiş. Bu anlamda şehir sizi ilk olarak bir Avrupa kenti olarak selamlar. Buranın insanları ise Rusya’nın en entelektüel insanları olarak değerlendirilir.


Bir şehri en iyi tanımanın yolları merkezine gitmektir ya, St. Petersburg’un merkezi de Nevski Caddesi. Öyle ki Gogol şehir için, “St. Petersburg’da Nevski Caddesi’nden daha güzel bir şey yoktur. O, şehrin her şeyidir.” demiş. Eğer siz bu şehre girip de bu caddeye uğramazsanız St. Petersburg’a gelmiş sayılmıyorsunuz. Çünkü St. Petersburg’u Nevski’den Nevski’yi de St. Petersburg’dan ayırmanız imkânsız. Bu şehir için bu kadar önemli olan bu cadde sizi sağlı sollu dizilmiş dükkânlarıyla karşılıyor. Bu dizili dükkânların kiralarının 15 bin dolar olduğunu öğrenince bu caddenin gerçekten önemli ve değerli olduğu düşüncesi bir kez daha netlik kazanıyor.


Nevski Caddesi, Petersburg şehrinin en kalabalık caddesi aynı zamanda. Kimi zaman insan selinden yürünemez hale geliyor. Cadde üzerinde dolaşırken ilk dikkati çeken yerlerden birisi Kazan Kilisesi. Napolyon-Rus savaşından sonra zafer abidesi olarak yapılan bu kilise; Stalin zamanında kiliselikten çıkmış ve ateizm müzesi olarak kullanılmış.


Bir başka dikkat çekici yapı Moskova’daki Vasili Kilisesi’ni andıran “Yeniden Diriliş Kilisesi”. Bu tarihî kiliseyle genel St. Petersburg fotoğrafı pek örtüşmez. Rus mimari özellikleri taşıyan yapı belki de şehrin Avrupa kenti özelliğini bozan tek şeydir. Hermitage Sarayı şimdinin müzesi St. Petersburg şehrinin en gözde turistik yerlerinin başında geliyor. Yılda 3,5 milyon insan ziyaret ediyor sarayı. Hermitage çarların kışlık sarayı imiş. Rusların gurur duyduğu bir saray burası. Sarayın içinde Çariçe 2. Katerina’nın kullandığı faytondan 1. Petro’nun tahtına, Leonardo da Vinci ve Picasso gibi ünlü ressamların yapmış oldukları resimlere kadar pek çok değerli resim ve eşya bulunuyor. Bir zamanlar çarların ve onların ailelerinin yaşadığı ve kimsenin yanına dahi sokulamadığı bu ünlü saray artık bugün binlerce turistin uğrak yeri olmuş. Hermitage’ın kapıları büyük bir meydana açılıyor. Özellikle güzel günlerde binlerce insan bu ferah alanda açık havanın tadını çıkarıyor.


Saray meydanında gezerken bir sürpriz sizi bekler. Katerina ve Petro, 18. yüzyıl kıyafetleri ile sizi karşılar. Rusça selamlaşır sizinle. Tabii bu tarih sayfasını aralayıp çıkmış iki ünlü isimle fotoğraf çektirmeniz de mümkün.



St. Isaac Katedrali şehri üstten seyretmek isteyenlerin en uğrak yeridir. 43 metreden şehre bakmak ve fotoğraf çektirmek için birbiriyle adeta yarışan turistler, katedralin kubbesinde büyük bir kalabalığa sebep oluyor. Kubbenin çevresinde ziyarete açık olan yerden şehrin panoramasını tam olarak izlemek mümkün.


Şehri bir başka kuşbakışı seyredebileceğiniz nokta Peter ve Paul kalesi. 122 m. yüksekliğinde olan kale, Çar Deli Petro zamanında yapılmış. Çar’ın emriyle bu binadan daha yüksek bir bina yapılmamış. Günümüzde de Çar’a duyulan saygıdan dolayı bu uygulama devam ediyor ve Peter ve Paul kalesinden daha yüksek bir yapı inşa edilmiyor St. Petersburg’da.


St. Petersburg, diğer adıyla kuzeyin Venedik’i kanallar ve nehirler kenti. Venedik’te 118 adanın yerini burada 44 ada kalmış. Nehirler kente çok güzel bir görünüm kazandırıyor.


Kanallar şehrine gelip de bir nehir turu yapmamak olmaz. Ayrıca kanal turu yapılmaksızın şehir tam anlamıyla gezilmiş de sayılmaz. Şehrin içinde 93 tane nehir 100’ün üzerinde de göl olunca sayısız şekilde köprüye rastlamak mümkün. St. Petersburg bu özelliği ile de köprüler şehri olarak da biliniyor. Kanal üzerindeki seyahatiniz esnasında bu köprülerden pek çoğunun altından geçer durursunuz. Bu köprülerin 21 tanesi de açılıp kapanabilen köprüler. Kanal turunu eğer gece yapacak olursanız, geceleri açılıp kapanan köprü manzarasını görmeniz de mümkün. Petersburg sabaha kadar böyle gemilerin geçmesi için sırayla açılıp kapanan onlarca köprü ile dolu. Bu resim şehre ayrı bir renk katıyor. Avrupa’nın en kısa nehri olan Neva Nehri, St. Petersburg’da kanal turu yapabileceğiniz en popüler nehirdir.


Neva Nehri’nde bir taraftan çevreyi izlerken bir taraftan da Rus folklorundan örnekler sunuluyor. Geleneksel Rus çalgılarının çıkardığı seslere Rus halk şarkıları eklenince ortaya geleneksel Rus folkloru çıkıyor. Folklor sonrası bu müzik enstrümanlarından satın almanız da mümkün, tanesi 10 dolara. Folklor aralarında yüzünüzü dışarıya çevirdiğimizde ise nehirden güzel St. Petersburg manzarasını izlemek mümkün oluyor.


Rusya, yıllar öncesinden yapılan ve yolcu taşımacılığında şehirlere müthiş kolaylıklar gösteren metrolarıyla da çok ünlü. Dünyanın en büyük ve en derin metrolarından birisi St. Petersburg’da. Tam 102 metre derinliğinde olan metro binlerce insan için ulaşımın tek adresi. Metronun içinde sürekli akıp duran bir insan seli mevcut. İnsan böyle bir kalabalığı görünce olası bir elektrik kesintisi anını pek düşünmek bile istemiyor. Bu metroların yapımında daha çok 2. Dünya Savaşı sırasında esir düşen Alman askerleri kullanılmış. Buradaki metro istasyonları klasik metro istasyonu mantığından oldukça farklı tarzda yapılmış. Adeta bir sarayın bir koridoru veya bir odası gibi hissettiğiniz bu yerlerde Rusların sanata olan düşkünlüklerini bir kez daha görmüş olursunuz.


Bütün bir gün boyunca o saray benim şu müze senin, şu sokak benim şu kilise senin şeklinde gezdikten sonra artık ayaklarınız akşam olduğu sinyallerini verir vermesine de bir türlü kararmayan gökyüzü sizi çelişkiye düşürür. Acaba ayaklarınız çok mu erken vermiştir bu yorgunluk sinyallerini? Bunu anlamanın en iyi yolu saatinize bakmaktır. Saatinize bakıp saatin gecenin 22.00’si olduğunu gördükten sonra saatinizden bile şüphe edebilir, bir başkasına saat sorma ihtiyacı hissedebilirsiniz. Evet ayaklarınız yorgunluk sinyali vermiştir, saatiniz de bu yorgunluk sinyalinin normal olduğunu göstermektedir. Çünkü saat gecenin 22.00’sidir. Ancak hâlâ kararmayan gökyüzü sizi endişelendirir. Sakın böyle bir endişeye kapılmayın. Çünkü her şey normaldir aslında beyaz geceleri yaşayan bir kent için. St. Petersburg haziran ayında beyaz geceler şehridir. Bu yüzdendir ki saat gecenin 22.00’si hatta 22.30’unu gösteriyor olsa da sokaklar olabildiğince canlıdır. Gündüzden bir fark yoktur. Kimse karanlık olmadan evlerine gitmek istemez. Güneşin batışını gördükten sonra sokakları caddeleri terk etmek isterler. Bu beyaz geceli St. Petersburg akşamında da hâlâ yapabileceğiniz pek çok şey vardır. Bunlardan biri de nehir kenarında duran ressamlara bu gecenin anısına resim yaptırmak olabilir. Nehir kenarındaki beyaz geceli resmin bedeli ise yaklaşık 15 dolar civarında. Nehrin kenarından gecenin üzerine düşen açılıp kapanan köprüleri veya Baltık Denizi kenarına gidip gece 23.30’lara geldiğinde güneşin batışını seyredebilirsiniz. Güneş batsa bile buralarda siyah geceleri göremiyorsunuz. Havada hep bir aydınlık var. Tam bir zifiri karanlık yok anlayacağınız. Bu da şehre ayrı bir siluet veriyor.


St. Petersburg Rus stilinden farklı mimarisi, gezilecek görülecek tarihî yapıları, sokakları, nehir gezintileri ve beyaz geceleri ile gezilmeye değer şehirlerden. Bir gün yolunuz bu taraflara düşecek gibi olursa bunun bir kış mevsiminde olmamasına da özen gösterin. Çok fazla soğuğa alışık olmayan bünyeler için Rusya’nın soğuğu tam bir hayal kırıklığı olabilir. Bizden söylemesi.
















SAİM ORHAN
Sayı:88
Bölüm:Aktüel

0 yorum:

Sayaç

Rüya Tabirleri

Linkler

1
2






















Social Bookmarking

Social Media Blogs - Blog Catalog Blog Directory Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits

  © Blogger templates Newspaper III by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP