25 Ocak 2008 Cuma

Yakup Kadri Karaosmanoğlu-Yaban Roman Özeti-Yaban Romanı

Yakup Kadri Karaosmanoğlu-Yaban Roman Özeti-Yaban Romanı
Yaban (roman), Türk edebiyatında aydın-halk arasındaki uçurumu açık ve kaygıdan uzak şekilde ele alan nadir romanlardan biridir.Yaban, Yakup Kadri’nin zincir romanları içinde bir yerde düşünülebilir ama farklılığı bu zincir içinde ilk defa Anadolu’dan bir bakışın romana hakim olmasıdır. Evet, Ahmet Celal bir İstanbul çocuğudur ama Anadolu’nun bambaşka bir gerçeğini anlatır: alabildiğince fakirlik ve bunun verdiği daha büyük bir ruhsuzluk.

Roman Kurtuluş Savaşı döneminde, Eskişehir’in sınırları içinde Porsuk Çayı’na yakın bir köyünde yaşayan ahaliyle buraya sonradan gelmiş İstanbullu bir “yaban”ı anlatır. Yakup Kadri, romandaki görüşlerini gerek Kurtuluş Savaşı zamanında Anadolu’yu gezerken gerekse Porsuk Çayı kenarındaki bir köyde geçirdiği, kendi deyimiyle, 4-4.5 aylık bir “kabusun” gözlemlerinden ortaya çıkarır. Türk aydını ile Anadolu halkı arasındaki sonsuz ayrılığı mümkün olan her yerde anlatarak okuyucunun daha iyi anlamasını ve Ahmet Celal’in çaresizliğini anlatmak ister. Ayrıca arka planda da güçlü biçimde Kurtuluş Savaşı devrelerini Sakarya Savaşı sonrasına kadar vermeye çalışır.

Ahmet Celal, bir paşa çocuğu ve bir subay, Birinci Dünya Savaşı’nda kolunu kaybetmiş bir gazidir. İstanbul işgal edildikten sonra kendi askeri Mehmet Ali’nin teklifini kabul ederek İstanbul’daki varlığını satmış ve Mehmet Ali’nin köyüne yerleşmiştir. Romanın bundan sonrası tamamen İstanbul’da yetişmiş bir Türk aydınının Anadolu halkını keşfettikçe içine düştüğü boşluk ve belki bir anlamda da gerçeği buluşunun sorgulanması ve tahlilidir.

Ahmet Celal, savaştan sonra işgal altındaki bir şehirde yaşamaktansa uğruna savaştığı topraklarda yaşamayı tercih eder. Bugüne kadar görmediği ama hayal ettiği ve onun için savaştığı halkının yanına gidecektir. Fakat karşılaştığı manzara karşısında isyan, çaresizlik, yalnızlık, hayal kırıklığı hisseder. Çünkü bu halkın ulusal bir bilinçle alakası yoktur. Zaten bilinç kavramı bile bu insanlar için yabancıdır. Karşısına çıkan bu toprak ve halk karşısında şöyle bir feryat ve isyanda bulunur: “Beni kim anlar? Kimler derdime deva bulur? Beni bu illetten, beni bu gurbetten kim kurtarabilir? Hangi kardeş? Hangi hemşire? Hangi can yoldaşı? Hey, ana toprak, ne kadar merhametsiz, ne kadar katısın? Benim ıstırabıma ne kadar yabancısın? Ben senin üvey evladın mıyım? Yoksa sen benim üvey anam mısın? Eğer, ben senin üvey evladın isem bu kolu kimin yoluna feda ettim? Niçin şu anda, bu genç yaşımda derenin kenarında insan viranesiyim?”

Her şeye rağmen Ahmet Celal, bu bilinçsizlik içinde Mehmet Ali’nin yine de kendisini anladığını düşünür ta ki Mehmet Ali, şu lafları edinceye kadar: “Beyim, Allah vere de, bizi tekrar askere almasalar” Bu, Ahmet Celal’in köydeki en hüzünlü günüdür çünkü yalnızlığının ve bu köydeki anlaşılmazlığının tescillenmesidir.

Zaten Ahmet Celal’i en çok üzen ve çaresiz bırakan şey, köy halkının ve belki Anadolu’nun Kurtuluş Savaşı’na gösterdiği bu engin umursamazlığı, inançsızlığı ve bunun sonunda O’nun Anadolu halkına karşı hayal kırıklığıdır . Ahmet Celal, yaşadığı köydeki insanların Kurtuluş Savaşı’na karşı kayıtsızlığı, inançsızlığı ve hatta karşıtlığı karşısında ne yapacağını bilemeden ama kabına da sığamadan yaşayıp gider. Örneğin, 1. İnönü Savaşı sonrasında yaptığı gözlemde şöyler der: “Acaba memleketin neresi donandı? Neresi şenlik etti? Bu büyük olay, gazetelerde alelade bir havadis olarak mı geçti? Hiçbir yerde, Mustafa Kemal’in İsmet Paşa’ya, İsmet Paşa’nın Mustafa Kemal’e çektiği telgraflar, alevden birer satır halinde, gökyüzüne çekildi mi?”


Aslında Ahmet Celal sadece halktan şikayet etmez. Belki önyargıdan belki de gerçek olarak Anadolu’nun kendini de sevmez ve her fırsatta kötüler. Anadolu coğrafyasını anlattığı zaman olumlu bir dil kullanmaz. Anadolu’yu bir örnekle anlatışını aktarmak gerekirse:

“ Ve tepeler... Ve tepeler birer urdur. Ve bütün ufkun çerçevelediği alem, ancak, bu ıstırap m manzarası ile canlı görünür. Boş ve lüzumsuz feza içinde, hiçbir kuşun geçtiğini görmedim. Allah insanları intihaba davet için, o büyük Tufan cezasını tertip zahmetine katlanmamalı idi. Nuh’un ümmetini, böyle bir toprak üzerinde bu çıplak tepelere çevrilmiş yere bırakmalı idi.”

Halktan ve geleneklerinden o kadar kopuktur ki zıtlığı anlatmak için verdiği örnek çarpıcıdır: “Ah, ne ağır, ne sıkıntılı ve ne kadar kaba bir düğündü bu düğün! Mutlak, Avrupa’da bir cenaze alayı bundan daha ferahlatıcıdır.”

Yazar, romanın çeşitli yerlerinde Türk aydını ile Türk halkının ayrı düşmüşlüğünü anlatmaya çalışır. Bunları bir tespit ve itiraf olarak da aktarır: “Gün geçtikçe daha iyi anlıyorum: Türk “entelektüel”’i, Türk aydını, Türk ülkesi denilen bu engin ve ıssız dünya içinde bir garip yalnız kişidir... Her memleketin köylüsüyle okumuş yazmış zümresi arasında, aynı derin uçurum var mıdır? Bilmiyorum! Fakat okumuş bir İstanbul çocuğu ile bir Anadolu köylüsü arasındaki fark bir Londralı İngilizle bir Pencaplı Hintli arasındaki farktan daha büyüktür.”

Bir gün köye bir şeyh gelir. Aslında Yakup Kadri, Anadolu’nun geri kalmışlığındaki faktörleri incelerken din adına hüküm süren insanları da sorgular ve yargılar. Hatta günün birinde köye gelen, köy halkının inanılmaz bir hürmet gösterdiği, şeyh hakkında düşünürken onu düşman askerlerine benzetir: “Benim için, bu bunak Türk Şeyhinin, İstanbul’daki İngiliz subayından farkı nedir? Her ikisinin ruhu ile benim ruhum arasındaki uçurum aynı derecede derin ve karanlıktır. Bu da onun gibi, beni kamçı ile dövecek ya da, beni zindanda çürütmekten zevk duyacak.” Bazı yerlerde kendi ayrı düşüşünü perçinlemek ve halkı anlatmak için de acımasız yargılamalarda bulunur: “Bunlar henüz sosyal bir yaratık haline bile girmemiştir. Ta yontulmamış taş devrindeki insanlar gibi yaşıyorlar.” Hatta bir yerinde bu insanlara karşı hissettiklerini şu şekilde izah eder: “Bu insanlar, her gün hiçe saydığım, hor gördüğüm, hatta bazen de tiksindiğim kimseler değiş midir?”

Ahmet Celal, Anadolu halkını tamamen reddetmez aslında. Karşılaştığı subaylarla konuşurken Onların davranışlarını anlaşılabilirliğini göstermeye çalışır. Onlara uyum sağlamak, onlara anlatma çabası içindedir. Bazı yerlerinde de empati kurmaya çalışır: “Bu yaratık, çocukluk nedir bilmedi. Başka diyarlardaki çocukların gülüp oynamaktan başka bir şey yapmadıkları mutlu çağda, bu, yirmi yaşında bir delikanlının güç dayanacağı bütün ağır işleri görüyordu. Yük taşıyordu. Çapa çapalıyordu. Diğer taraftan sıtma, küçük böğrünü zehirli tırnaklarıyla oyuyordu. Acaba doğduğu günden beri, ilk defa olsun, hiçbir şeye güldü mü?”

Bütün bunlara rağmen, en sonunda hükmü kendisine keser ve kendisini bu idam cümleleriyle sorgular: “Bunun nedeni, Türk aydını, gene sensin! Bu viran ülke ve yoksul insan kitlesi için ne yaptın? Yıllarca, yüzyıllarca onun kanını emdikten ve onu bir posa halinde katı toprak üstüne bıraktıktan sonra, şimdi de gelip ondan tiksinmek hakkını kendinde buluyorsun." "Anadolu halkının bir ruhu vardı, nüfuz edemedin. Bir kafası vardı, aydınlatamadın. Bir vücudu vardı; besleyemedin. Üstünde yaşadığı bir toprak vardı! İşletemedin. Onu, hayvani duyguların, cehaletin, yoksulluğun ve kıtlığın elinde bıraktın. O, katı toprakla kuru göğün arasında bir yabani ot gibi bitti. Şimdi, elinde orak, buraya hasada gelmişsin. Ne ektin ki, ne biçeceksin? Bu ısırganları, bu kuru dikenleri mi? Tabii ayaklarına batacak. İşte, her yanın yarılmış bir halde kanıyor ve sen, acıdan yüzünü buruşturuyorsun. Öfkeden yumruklarını sıkıyorsun. Sana ıstırap veren bu şey, senin kendi eserindir, senin kendi eserindir.”

Bütün bu alt ve üst yapının arasına Yakup Kadri, bütün zincir romanlarında yaptığı gibi bir aşk ekler ama bu aşk ne Necdet’in aşkı ne de Hakkı Celis’in aşklarına benzer. Diğer romanlarda aşk, kahramanları şekillendirir. Yaban’da ise kahraman aşkı yaratır.
(wikipedia)

70 yorum:

feride,  10 Mart 2008 11:56  

güzel olmuş işime yaradı
saolun

zeyneppp,  19 Nisan 2008 13:39  

ya bana resimleri lazımmmmm

kiriwo,  8 Mayıs 2008 10:31  

çok güzel değil sağ olun

eda,  21 Eylül 2008 14:45  

güzel olmuş ellerinize sağlık işimede yaradı

tuğba,  29 Eylül 2008 04:21  

valla çok güsel olmuş teşekkür ederim

faruk 4 Ekim 2008 12:56  

eh işte biraz olmuş

büşra,  8 Ekim 2008 17:19  

ya bu şey nası iniyoki

birgl,  15 Ekim 2008 14:41  

güzellllllll olmuşşşşşşşşşşş tşkkk :)

zeynep,  29 Ekim 2008 09:47  

bence çok güzel saolun gerçekten harika olmşş

esra,  2 Kasım 2008 13:48  

teşekürler güzel olmuş

qkhn,  4 Kasım 2008 03:00  

çok güzeL olmuş işime çok yaradı edebiyattan 80 aldım:D

merve,  5 Kasım 2008 12:25  

gzl işime çok yaradı tenks...

merviş 23 Kasım 2008 03:05  

ya ne sayfa sayısı yazıyo nede kahramanları işte idare eder...

MAHMUT,  5 Aralık 2008 09:32  

çok kıyak olmus hehe :)

MAHMUT,  5 Aralık 2008 09:35  

yaban romanını okumadan hocaya özetını werebılırımxD:::)

osman,  13 Aralık 2008 08:35  

güzel olmuş teşekkürler

dilan,  15 Aralık 2008 07:15  

çok güzel emekleriniz için saolun

seren,  16 Aralık 2008 13:17  

gerçekten çok güzel olmuş çok beğendim başarılarınızın devamını dilerim

Fatih,  22 Aralık 2008 14:14  

çok gusel olmuş elinize salğlık teşekkürler

ceren,  24 Aralık 2008 09:06  

çok güzel bir romandır.romanın içeriği çok acı yani ahmet celalin kolunu kaybe tmesi...

ÇAĞLA,  26 Aralık 2008 02:03  

bence çok içeriğine inilmemiş.çok güzel anlatılmamış

HAZEL 1 Ocak 2009 14:46  

ya warya anca tanıtmışınız bnm işime lazım oolan bu ramanın e mantıklı şekilde özeti yaa:@ inanın bir sürü site gezdm ama burada olduğu gibi yine bulamadm..:@

hanifi,  4 Ocak 2009 18:24  

büyük bi zevkle okudum insanı olayların içerisinde yasıyormus hissi uyandırıyor.özeti yazan arkadaslara teşekkürler

zeliş,  9 Ocak 2009 07:28  

çok güzel işime yaradı yazılıda çıkacaktııı kim bunu buraya koymuşsa ona çok tşk ediyorum

Ezra,  15 Ocak 2009 13:39  

evett bende çook beğendim harikaa devamını dilerizz..

aliye,  24 Ocak 2009 11:08  

çooooooook teşekkür ederim allah razı olsun

hatice,  26 Ocak 2009 10:01  

eh işte fena olmamış ama ben bu romanı okudum burada anlatılanlardan çok farklı yinede idare eder ama kitabın aslını okumanızı tevsiye ederim

ersin,  30 Ocak 2009 02:48  

çok güzel bir kitap burdanyakup kadri karaosmanoğlu'nu tebrik ediyyorum

hulisi,  1 Şubat 2009 04:11  

cok guzel allah razı olsun

tugba,  3 Şubat 2009 06:55  

bence cok guzel olmus yazanların ellerine saglık işime acayip yaradı:D

yusuf,  11 Şubat 2009 11:31  

olmuşta çok uzun

jonjon,  16 Şubat 2009 04:43  

canlarım cok gzl olmus cokta işime yaradı hepinizi öpüorum byzzz

ceren 16 Şubat 2009 12:10  

fena deil daha güzel olabilirdi

furqhan,  16 Şubat 2009 13:00  

cok gusel olmus eline saglık...

can,  17 Şubat 2009 11:37  

bence cok iyi

memo,  17 Şubat 2009 12:41  

allah razı olsun valla cok işime yaradi sevgiler saygılar:D

zeynep 17 Şubat 2009 14:54  

yaa tamam çok güzel olmuş ama resmen kitabı yazmışsınız özet dediğin derine inmeden olur kısaca kitabın teması yani ama ya bu...

feride,  24 Şubat 2009 05:57  

emeğinize deymiş çok güzel olmuş teşekkür ederiz

AtakaN,  28 Şubat 2009 06:53  

gerçekten muhteşem hakikaten saolun

yesim,  5 Mart 2009 09:08  

harika oLmus ısıme yaradı yazanın ellerıne saglık

esra,  7 Mart 2009 15:42  

yaban romanın yazıldığı dönemdeki sosyal ve ekonomi nasılmış?? bana bu gereklii lütfennn

recep,  25 Mart 2009 13:01  

tek kelimeyle mülkemmel :):):): harika ne desem acaba allah razı olsun

firuze,  4 Nisan 2009 10:11  

offff ya aslında güzel olmuş ama hoca anlayacak internetten indirdiğimi.zaten ödev benim deil serdara yapıyorum o da anlayacak ama neyse hadi

hijeckear,  5 Nisan 2009 09:08  

çok saolun çok işime yaradı çok gzldi

arif aydın kaslı,  13 Nisan 2009 04:48  

bence iyi olmüş öptüm yakup amcanın elimi sag olsun

hava,  13 Nisan 2009 10:31  

tek kelime ile harika tşk edermm işime yaradıı aslındaa kitabnı okusaydm daha iiolurdu ama o kadar uzun sürem yoktu artık bunnla idari ediczz buda güzell

t.c.i.t.a dersi,  16 Nisan 2009 09:36  

cok saol abi yarın odewi wermek için son gundu saol valla
yapmak 2 saatimi aldı ama neyse
saol guzel olmus

cengos,  20 Nisan 2009 13:15  

allah razı olsun süperrr

herneyse,  22 Nisan 2009 12:53  

cooqqq güzel cok işime yaradı tsk ellerinize saglık emege saygı arkadaslar...

akif,  25 Nisan 2009 03:51  

ÇOK GUZELLLLLLLLLL BIR ROMANNNNNNNNNN.HERKES OKUSUN TAVSIYE EDERIMMMMMMMMMM

zehra@,  27 Nisan 2009 01:48  

YA GÜZEL OLMUŞTA BU ROMAN BÖYLE ÖZETLE BİTMİYODU SONUNA AŞK YAZMIŞSINIZ DEVAM ETMEMİŞİNİZ ANLAMADIM VALLA

esmer,  27 Nisan 2009 10:18  

fazla beğenmedim kitapta anlatılanlarla ve burdaki anlatış arasında çok fark var ama genede emekleriniz için çok thanks

ezel 10 Mayıs 2009 09:09  

hikaye çok güzeldi hikayeyi okudum ama buuuradaki özet daha iyi

kübra nur,  11 Mayıs 2009 10:30  

çok güzel olmuş:)

cenk,  12 Mayıs 2009 12:34  

güzel olmuş ödevimden 100 aldım

rapkolic,  3 Haziran 2009 15:03  

arkadaşlar en azından siz hem kitabı okuyup hemde özetini okumak zorunda değilsiniz öyle bir bela var ki başımızda kitaplardan sınav yapıyo sözlü notu veriyo adam yaa paylaşım güzel ama ahmet celalìn duygularından ziyade olayın örgüsü anlatılmalıydı ben okudum ama okumayanlar için şart bu

ünal,  18 Haziran 2009 00:59  

harbı cok guzel olmusss ellerınıze saglık.ama insallah hoca anlamaz cunku fınallere vercem bu odevı

almira,  4 Ekim 2009 04:18  

bnc fazla akıcı bir kitap deilmiş biraz daha güzel olabilirdi. Çok sadeeeee:p

ahmet 15 Ekim 2009 11:14  

slm ben gaziantepten ahmet bu siteyi çok begendin size tşk ediyorum yazılıdan 100 tam puan aldım

çok güzel olmuş,  16 Aralık 2009 07:16  

çok güzel olmuş teşekürler

kaptan,  21 Aralık 2009 12:31  

azlında güzel ama bana yayın evi tarihi basım yeri falalan lazım ama yinede sawolunn ::D:D:D:D

ahmet,  23 Aralık 2009 11:52  

güzel olmuş ellerinize saglık.....:D:D:D:D:D:d::D:Dd:

cans,  27 Aralık 2009 07:40  

roman çok güzel ama aslını okumanızı tavsiye ederim tabi sözlü olmasak daha iyi olacak ama özet için teşekkürler

sivaslı,  28 Aralık 2009 11:43  

ROMAN GÜZEL DEGİLKİ ÖZETİ GÜZEL OLSUN

hazal,  29 Aralık 2009 10:49  

yha saolun işime yaradı eklemek isteyen warsa naz__035@hotmail.com..

MEHMET,  30 Aralık 2009 11:20  

ÇOK GÜZEL OLMUŞ AMA BEN DAHA ÇOK BEKLİYORDUM AMA GENEDE ELİNİZE SAĞLIK



NOT: AKYURT/KIZIK
gecenin-efendisi06@hotmail.com
serseri_220_@hotmail.com
serseri_220_@example.com

kızıklı baba TEXAS

MEHMET ÖZBEK,  30 Aralık 2009 11:23  

BENİ İSTEYENLERİ MSN'ME BEKKLİYORUM
gecenin-efendisi06@hotmail.com
serseri_220_@hotmail.com
serseri_220_@example.com


kib by

halil,  6 Ocak 2010 20:24  

sonucen yabanla aşk olayınıda bıraz acsaydı ana fıkır ve alıntılar güzel olmus ama bır kıta daha eklenıp askerın kardesının evlendı kısıyle yabanın kavıp ateş edılırken olup yoluna devam edıldı kısımdanda bahsedılırse daha tamamlayıcı olucak dorusu ama yazım ve kurkulama bırbını tamamlıyor eksık yerlerıde kelnırse romanı okumakdan daha kalıtelı bır ozet cıkar

hande,  4 Şubat 2010 07:16  

kitap özetler olmasa ne yapardık acaba

Sayaç

Rüya Tabirleri

Linkler

1
2






















Social Bookmarking

Social Media Blogs - Blog Catalog Blog Directory Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits

  © Blogger templates Newspaper III by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP