Turgut Özal’ın Biyografisi-Turgut Özal’ın Hayatı-Turgut Özal Kimdir
Turgut Özal’ın Biyografisi-Turgut Özal’ın Hayatı-Turgut Özal Kimdir
Turgut Özal, banka memuru Mehmed Sıddık ve ilkokul öğretmeni Hafize Hanım’ın çocukları olarak 13 Ekim 1927’de Malatya’da dünyaya geldi.Babasının görevi nedeniyle sık sık il değiştiren Özal, ilköğrenim hayatına Bilecik’in Söğüt ilçesinde başlar. Silifke’de başladığı ortaokulu, Mardin’de bitirir. Mardin’de lise olmaması nedeniyle, Konya Lisesi’nde eğitimine devam eder. Aynı dönemde kardeşi Korkut Özal da ortaokulu bitirmiştir. Her iki çocuğunu da paralı yatılı okulda okutmaya gücü yetmeyen Özal Ailesi, buna da bir çözüm yolu bulur. İki kardeş de dayıları Süleyman Doğan’ın Malatya’daki evlerine belli bir kira karşılığında yerleştirilir. Üniversite zamanı geldiğinde Turgut Özal girdiği üç fakültenin de imtihanlarını başarır. Fakat bunların arasından, burslu olarak kazandığı İTÜ Elektrik Mühendisliği bölümünü seçer. Başarılı bir üniversite öğrencisi olan Turgut Özal, 1950 yılında üniversiteden mezun olur.
Üniversite yıllarında gençlik hareketlerinde de aktif rol alır. Talebe Cemiyeti’nde yardım kolu başkanlığı yapar. Kardeşi Korkut ile birlikte, “Anadolu’nun bağrından kopanlara İstanbul’u Tanıtma Kulübü”nü kurar. 1940’lı yılların insan hak ve hürriyetleri açısından sıkıntılı günlerinde, Mareşal Fevzi Çakmak’ın cenazesinin İslâmi usullere göre gömülmesi ve vatandaşın omuzlarında taşınması konusunda aktif rol oynar.
Özal, üniversiteden mezun olduğu yıl Ankara Elektrik İşleri Etüd İdaresi’nde mühendis olarak çalışmaya başlar. Bu arada evlenir; fakat bu evlilik kısa sürer. 1952 yılında ilk evliliğini noktalayan Özal, EİEİ’deki çalışma arkadaşı, kurumda daktilocu olarak görev yapan Semra Hanım ile evlenir. Özal’ın bu evlilikten 3 çocuğu olur.
Özal, evliliğinden hemen sonra mesleğinde ihtisas yapması amacıyla Amerika’ya gönderilir. Dönüşünde Elektrik İşleri Etüd İdaresi’nde Genel Direktör, Teknik Müşaviri olarak görev alır. 1958 yılında zamanın hükümetince kurulan Planlama Komisyonu’nun sekretarya görevini de yapan Özal, bu arada askerlik görevini de yapmak üzere 1959 yılında Ankara Ordonat Okulu’nda yedek subay olur. Devlet Su İşleri Genel Müdürü Süleyman Demirel de, usta asker Turgut Özal’ın yanına yedek subay öğrencisi olarak gelir ve Özal ona hem komutanlık, hem de öğretmenlik yapar. 1960 yılındaki askeri darbe sırasında Özal askerdir. Askerlik görevinin hemen ardından Elektrik İşleri Etüd İdaresi’ndeki görevine tekrar dönen Özal, Devlet Planlama Teşkilatı’nın kuruluş çalışmalarına da katılır.
1965 seçimlerinden sonra Başbakan olan Süleyman Demirel’in yanında, önce danışmanı olarak görev alan Özal, daha sonra da 1967 yılında DPT Müsteşarlığı’na getirilir. DPT’de görev yaptığı dönemde, planlamada özel girişime ağırlık verilmesi gerektiğini ısrarla savunur. 12 Mart 1971 Askeri Darbesi’nden sonra DPT’deki görevinden ayrılır ve Amerika’ya gider. Burada 1973 yılına kadar kalan ve Dünya Bankası Sanayi Dairesi’nde sanayi ve maden konularında özel danışmanlık görevi yapan Özal, yurda dönüşünde özel sektörde bankacılık, demir-çelik, otomotiv sanayi, tekstil, gıda, dövme ve döküm alanlarında yönetici olarak çalışır. 1977 Genel Seçimlerinde MSP’den İzmir Milletvekili adayı olur ve seçimi az bir farkla kaybeder. Daha sonra MESS’de (Madeni Eşya Sanayicileri Sendikası) Sendika Başkanı olarak görev yapar. Kasım 1979 yılında Süleyman Demirel Başkanlığında kurulan azınlık hükümet ile tekrar devlet memurluğuna dönen Özal’a, Başbakanlık Müsteşarı ve DPT Müsteşar Vekilliği görevi verilir. Türk ekonomisinin liberalleşmesini hedefleyen 24 Ocak kararlarının hazırlanmasında aktif görev alır.
12 Ocak 1980 askeri darbesinden sonra kurulan Bülend Ulusu Hükümeti’nde ekonomik işlerden sorumlu Başbakan Yardımcılığı görevine getirilir. Bu görevi 22 ay sürdürür ve 14 Temmuz 1982 yılında istifa eder. 20 Mayıs 1983’te Anavatan Partisi’ni kurar. Özal, 12 Eylül sonrası yapılan ilk serbest genel seçimlerde 6 Kasım 1983’te 211 milletvekili çıkarır, toplam 400 kişiden oluşan Parlamentoda çoğunluğu sağlar ve Anavatan Partisi iktidar olur. Birinci Özal Hükümeti, Aralık 1983’te kurulur. Özal, bu dönemde idari ve mali alanda devrim sayılacak kararlara imzasını atar. 1984 yılı Martında yapılan yerel seçimlerde de ezici bir üstünlük sağlar. Partinin 13 Nisan 1985’te yapılan ilk büyük kongresinde tekrar genel başkanlığa seçilen Özal, 1987 yılında yapılan genel seçimlerde de 292 milletvekili çıkararak TBMM’de çoğunluğu sağlar. Türkiye Cumhuriyeti’nin 47. Hükümeti olan İkinci Özal Hükümeti Aralık 1987 kurulur.
18 Haziran 1988’de yapılan Anavatan Partisi 2. Olağan Kongresi sırasında Özal’a suikast girişiminde bulunulur ve elinden yaralanır. Özal aynı gün tekrar oy birliğiyle genel başkanlığa seçilir.
31 Ekim 1989’da Kenan Evren’den boşalan Cumhurbaşkanlığı makamına seçilir ve Türkiye Cumhuriyeti’nin 8. Cumhurbaşkanı olarak 9 Kasım 1989’da göreve başlar.
Meraklı gözler, laik bir ülkenin Cumhurbaşkanı olarak Özal’ın cuma namazına gidip gitmeyeceğini merakla beklemektedir. Fakat o, her zamanki gibi rahat ve tabulara meydan okuyan tavrıyla Ankara Kocatepe Camii’ne gider ve cuma namazını kılar. O gün Kocatepe’de izdiham yaşanır ve halk sevinçten gözyaşlarına boğulur.
Türkiye’nin bölgesinde etkin rol oynamasını isteyen Özal, Balkanlara ve hemen peşinden Orta Asya’ya yaptığı uzun ve yorucu seyahatlerden sonra döndüğü o çok sevdiği vatanında, 17 Nisan 1993’te vefat eder. Ulu Önder Atatürk’ten sonra görevi başında vefat eden, ikinci Cumhurbaşkanı olan Merhum Turgut Özal’ın cenazesine ülkenin dört bir yanından yüz binlerce kişi akın eder. Cumhurbaşkanı seçildiğinin ertesi günü sevinç gözyaşlarıyla kendisini Kocatepe Camii’nde karşılayan halk, bu kez onu ayrılık gözyaşlarıyla aynı yerden uğurlar.
“Öldükten sonra beni İstanbul’a defnedin, kıyamete kadar Fatih Sultan Mehmed’in manevi ruhaniyeti altında bulunmak istiyorum” şeklindeki vasiyetine uyularak Adnan Menderes’in de bulunduğu yere defnedilir. Kabri, halen çok sayıda vatandaş tarafından ziyaret edilmektedir.
Düşünce ve Hamleleriyle Turgut Özal
Turgut Özal, Türkiye’nin kaderini değiştiren, “Çağ Atlayan Türkiye” düşünü zihinlerimize inançla ve yeniden yerleştiren Devlet Adamı… Devletini ile Milletini kucaklamayı başaran bir siyasetçi... Asık suratlı ve mesafeli değil, her zaman sokakta, halkın içinde ve güler yüzlü bir lider.
Türkiye'de enerji, telekomünikasyon, ekonomi politikaları, dış ticaret gibi çeşitli alanlarda önemli gelişme ve ilerlemelerin önünü açmıştır. Ancak, Anayasa reformu, başkanlık sistemi reformu, özelleştirme reformu, eğitim reformu, sağlık reformu, sosyal güvenlik reformu gibi birçok planını da ömrü vefa etmediği için hayata geçirememiştir.
Turgut Özal, belki de yukarıda sayılanların hepsinden daha önemli ve daha zor bir şeyi gerçekleştirmiş, Türkiye’de "zihniyet değişimi"ne öncülük etmiş ve bunu başarmıştır. Onun döneminde, Türkiye, değişen dünyanın yeni gerçeklerini öğrenme ve ufkunu genişletme fırsatını yakalamıştır. Turgut Özal dönemi, Türkiye’nin birçok alanda dönüşümü tanıdığı yıllar olmuştur. Dönüşüm, Özal ile toplumsallaşmış, yaygınlaşmış ve derinleşmiştir. Yaşamı etkileyen bir işlevsellik kazanmıştır.
Turgut Özal, hayatı boyunca, aktif siyasetle uğraştığı yıllarda ve nihayetinde en üst noktalarda üstlendiği görevlerde de savunduğu düşünceler, ülküler uğrunda çalıştı. Sağlığında sevenleri kadar eleştirenleri de çok oldu. Bugün, birçok kişinin teslim ettiği gibi Turgut Özal’ın anlaşılması zor oldu, zaman aldı.
Düşünce ve hamle adamıdır...
Turgut Özal, berrak ve çok kapsamlı düşünürdü. Kendini en iyi şekilde geliştirmiş bir düşünce adamıydı. Karşılaştığı sorunları köklü ve makro yaklaşımlarla değerlendirir, kalıcı ve sağlıklı çözümler üretirdi. Tonton görünüşünden asla beklenmeyen cesur ve kararlı bir kişiliği vardı. Üzerine aldığı görevlerde ciddi bir sorumluluk zihniyeti ile hareket eder, neticeyi alıncaya kadar konuyu takip eder, işi bitirirdi. Yüklendiği görevlerde misafir veya kiracı değil, ev sahibi sorumluluğu ile hareket ederdi.
İmkânlar arasında gerçekleştirilebilecek en iyi alternatifi seçmeye özen gösterirdi. Uygulamada karşılaşılabilecek sorunları inceler ve çözümlerini önceden geliştirirdi. Çok iyi bir hazırlık yapmadan ortaya çıkmazdı. Uygulamanın başarısını güvenceye almadan eyleme geçmezdi. Eyleme geçince de hızlı ve kararlı bir icra sergilerdi. Bütün bunları yaptıktan sonra da neticeye tevekkül ederdi.
Türk toplumunun yetiştirdiği, uluslararası bir lider, bir dünya siyasetçisidir.
Cumhurbaşkanlığı görevine geldiğinde, TBMM’de yaptığı teşekkür konuşmasında; “21. Yüzyıla doğru giderken, üç büyük, üç temel hürriyeti geliştirmenin, sımsıkı korumanın uygar dünyanın önde gelen devletlerinden biri olmamızın vazgeçilmez şartı olduğunu görmeliyiz.” diyen Turgut Özal, bunları düşünce hürriyeti, evrensel anlamda din ve vicdan hürriyeti ve teşebbüs hürriyeti olarak sıralamıştı. Bu hürriyetlerin Türk Milletinin yaşam kalitesini yükselteceğini; dünyanın değişen şartları ne olursa olsun, kendi kaderini tayin etme konusunda milletimizi daha güçlü kılacağını savundu.
Özal, her alanda liberal bir anlayışa sahipti. İnançlara saygılı, bireyi esas alan devlet anlayışını, hoşgörü, dayanışma gibi temel değerleri her şeyin üstünde tutardı. Uluslararası bir lider olarak, dış politikada da bu öncelikler üzerinden ülkesi için çalıştı. Dolayısıyla, Özal’ın iç ve dış politikadaki icraatları birbiriyle tutarlıydı.
Halkın içinden, sivil, dindar, demokrat Cumhurbaşkanıdır.
Cenaze töreninde mahşeri kalabalığın elinde tuttuğu üç pankart; “Sivil, demokrat, dindar cumhurbaşkanı” hem Turgut Özal'ın siyasi kişiliğini hem de Türk toplumunun bir Cumhurbaşkanında görmek istediği özellikleri yansıtıyordu.
Turgut Özal, İslâm kimliğiyle evrensel değerleri uzlaştıran bir liderdi. Türk milletine, "iman, özgürlük ve bilimin ışığında kendi kapasitesini keşfetme imkânını" sağladı.
Siyasi hayatı boyunca dinle barışıktı. Toplumun manevi değerlerine kayıtsız kalmadı, istismara yönelmedi, inandığı için yakın durdu. Partisinin kongresinde kurşunların hedefi olduğu zaman elinden kanlar akarken kürsüye çıktı ve ağzından hafızalara kazınan şu cümle döküldü: 'Allah'ın verdiği canı O'nun izni olmadan kimse alamaz.'
Kendisiyle ve değerleriyle barışık bir siyasetçidir.
Siyasette reformcu kişiliğiyle öne çıktı. Göstermelik değil, Türkiye'yi dönüştüren yapısal reformlara imza attı. Yerleşik kuralları altüst etti. Deniz kıyafetleriyle kışlaya girdi, şortla askerleri selamladı. Evren'in ardından Çankaya'ya çıkarak siyasetin önünü açtı. Cumhurbaşkanı olunca topluma kapalı Çankaya'nın kapılarını ardına kadar açtı, devletin soğuk yüzünü tonton görünümü ve sempatik hareketleriyle sevimli hale dönüştürmeyi başardı.
Korkusuz bir girişimci, reformcu bir liderdir.
Türkiye'yi içine kapalı olmaktan çıkardı, ülkenin ufkunu açtı. Bu dönemde sağdan soldan gelen ağır eleştirilerin hedefi oldu. Kimi hamleleri büyük dirençle karşılandı. Türkiye'nin yönünü Avrupa'ya çevirdi, bugün AB'yi savunan çevreler tarafından itikadına varana değin ağır ithamlara maruz kaldı. Onun gözünü ne ithamlar ne de suçlamalar korkuttu. Çünkü “Benim iki gömleğim var; biri bayramlık, diğeri idamlık” diyerek yola çıkan seçkin bir siyaset ve devlet adamıydı. Onun hayal gördüğünü iddia edenler, dudak bükenler icraatları gördükçe, sonuçlar alınmaya başlayınca, yanıldıklarını kabul etmek durumunda kaldılar ve bu büyük hedeflere yöneldiler.
Turgut Özal’ın yaptıkları ve gösterdiği hedefler, Türk insanına kendine güvenmeyi, Türk olmaktan gurur duymayı da beraberinde getirdi.
O, ekonomide, felsefede, siyasette, dış politikada zihniyetleri değiştirmiştir.
Ülkemize “Çağ Atlayan Türkiye” düşünü en iyi şekilde gerçekleştirebilmek için, her türlü yeniliğe açık bir siyasi politika izlemiş, bir fırtına hızı ile zirveye tırmanmış, yine fırtına gibi ülkenin kaderini değiştiren kararlara hiç çekinmeden imza atmıştır.
Bir yandan özel sektörde yakın bağlar kurmuş ve özel sektör mantığını benimsemiştir, diğer taraftan ise bürokrasideki geçmişi nedeniyle devlet mekanizmasını yakından tanımaktadır. Ekonominin bu iki farklı boyutuna ek olarak uluslararası finans merkezleri ve kurumlarıyla olan ilişkileri de son derece gelişmiştir.
Anadolu coğrafyasının çok renkli insanlarından biridir.
Olağanüstü bir zekâya ve tükenmek bilmeyen bir çalışma azmine sahipti. Günlük yaşamdaki bütün davranışlarını renklendiren ve gönüllerde sevgi ve saygı uyandıran engin bir imanı vardı. Davranışlarında doğal ve ender bulunan bir tevazu ve hoşgörüye sahipti. Bir çocuk kadar tertemiz ruha, neşeli ve şakacı bir tabiata sahipti. Çocukların ve gençlerin tonton amcası, sanatçıların ve sporcuların babası, milletin cesur lideridir.
TURGUT ÖZAL’IN SÖZLERİ
“Biz çocukları severiz. Biz gençleri severiz. Biz insanı severiz. İnsandan daha mübarek, ne bir mahlûk, ne bir kurum, ne de bir doktrin vardır.”
‘‘Canım pahasına da olsa yeminime sadık kalacağım.
Tarafsız kalacağıma dair yemin ettim ama ben taraf tutacağım.
Neyin tarafını tutacağım?
Atatürk ilke ve inkılâplarının tarafını tutmaya devam edeceğim;
Anayasal kuruluşlarımıza destek olmaya devam edeceğim;
Türkiye’mizin yakın vadede Avrupa Topluluğu’nun en seçkin üyelerinden biri olmasının tarafını tutacağım;
Cumhurbaşkanlığı Makamını, her türlü iç siyaset sorunlarının üstünde tutacağım;
Ama halkımın içinde, mütevazı bir vatandaş olarak, halkımla birlikte yaşayarak…
Ve nihayet sözlerimi şu idrak içerisinde bitirmek istiyorum;
Bu sımsıcak milletin, bu güçlü ülkenin ve bu büyük Cumhuriyetin Cumhurbaşkanı olmak, benim için şereflerin en büyüğüdür.
NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!’’
‘‘Devlet de, kalkınma da, iktisadi gelişme de tek bir amaç taşır:
İnsanın, insanca, özgürce, refah ve mutluluk içinde yaşaması.’’
‘‘Bundan böyle güçlü devlet, memurları çok olan devlet değildir. Güçlü devlet, harcamaları çok, fakat iki yakası bir araya gelmeyen devlet değildir. Güçlü devlet, bir istihdam kapısı değildir. Güçlü devlet, bir mabut veya baba değildir. Hepsinden önemlisi, yeni görüşte, aslolan devletin zenginliği sonucu milletin zenginliği değil, milletin zenginliği sonucu devletin zengin olmasıdır. Yani, yeni görüşte hedef, insanın, ferdin bizzat kendisidir.’’
‘‘Biz çağı doğru okuyorduk ve çağı doğru okumak demek, Türk ekonomisini dünyadaki mukadder gelişmeleri göğüsleyebilecek donatıma kavuşturmak, dünyanın gidişatına senkronize etmek demektir.’’
‘‘Bir şeye karar verdim mi, dosdoğru giderim. O iş elimden kurtulamaz.’’
‘‘Ben öbür dünyaya inanır ve bu dünyanın bir geçiş yeri olduğunu düşünürüm. Öbür dünyada bugün yaptıklarının hesabı sorulur. İlim sahibinden ilmini, para sahibinden paranı doğru yolda kullandın mı diye sual edilir. Bize de, sana hizmet imkânı verdik, bu imkânı iyi değerlendirdin mi diye sorulur.”
...
Konuşmaları
31 Ekim 1989'da Cumhurbaşkanı seçilip yemin ettikten sonra TBMM'de yaptığı teşekkür konuşması :
http://www.turgutozal.org.tr/main.php?lang=TR&t=pages&id=1
Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın 3. İzmir İktisat Kongresi Konuşması 4 Haziran 1992 :
http://www.turgutozal.org.tr/main.php?lang=TR&t=pages&id=2
Turgut Özal'ın TBMM'nin Yasama Yılını Açış Konuşması - 1 Eylül 1990 :
http://www.turgutozal.org.tr/main.php?lang=TR&t=pages&id=3
...
Kim Ne Dedi?
Vehbi DİNÇERLER
Şüphesiz istikameti olan, nihai hedefleri olan bir lider idi. Düşünen kimse ve yapan kimseydi. Bu hedeflerini seçerken öyle on yıllık, yirmi yıllık değil, yüz yıllık, iki yüz yıllık, belki çok daha büyük hedefleri kafasında taşıyan biriydi.
Namık Kemal ZEYBEK
Dünyanın gidişini kavramış, çağdaş bir kafaya ve bilgi birikimine erişmiş ve dünyanın geldiği bilgi toplumu gerçekliğine Türkiye’yi de eriştirmek isteyen, bu konuda köktenci, atılımcı ve tam adını koyalım devrimci işler yapmaktan çekinmeyen bir insandı. Özal, kökleşmiş devletçi gelenekleri, milletle birlikte yıkmaya çalıştı.
Ekrem PAKDEMİRLİ
Özal’ın artıları olarak mevcut sistemi tamamen kaldırıp yerine yepyeni bir sistem yapacağına, mevcut sistemin yanında yeni bir kurumu başlatıp o kurumun gelişerek diğerini ortadan kaldırmasını yeğleyen, tercih eden bir kimseydi.
Özal devleti ve devletin önem verdiği ilke ve kurumları tartışmaya açarak tabulara karşı çıkmıştı.
Prof. Dr. İhsan DOĞRAMACI
Ben onun büyüklüğünü hayatında gördü her zaman. Ama vefatından sonra artık daha soğukkanlı kavrayabildim. Onun yaptıklarını olumlu ve olumsuz taraflarını mukayese eden toplumumuz , vefatı dolayısıyla cenaze törenine geldi ve objektif olarak düşündüklerini dile getirdi.
Vehbi DİNÇERLER
Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet başkanı yani rahmetli Özal, yalnız komşuların liderleri tarafından değil, yabancı ülkeler tarafından, yabancı ülkelerin liderleri tarafından aranan, fikir danışılan ve de görüşüne itibar edilen bir kimse haline gelmiştir.
Hüsnü DOĞAN
Cesur bir insandı.
Cengiz ÇANDAR
Sadece Türkiye için değil, dünyanın gidişatını da görebile bir dahi devlet adamıydı. Aynı zamanda son derece sıcak, yumuşak, güzel bir insandı. Devleti bu kadar iyi tanıyan, inanılmaz bir insan hafızasına sahip olabilen,ekonomiden dış siyasete hemen hemen her konuda, turizmden mimariye son derece pratik ve Türkiye’yi, Türk dünyasını ve İslam dünyasını ve Osmanlı coğrafyasını ileri götürecek , düşüncelere ve tezlere sahip olan birisiydi. Bunlar artıları içinde yer alır.
Cem KARACA
Turgut Bey’in politik görüşlerinin tümüne katlandığımı söyleyemem. Yani tümünü kabul ettiğimi katıldığımı söyleyemem. Ancak, bir şey var ki buna katılmamak mümkün değildi. Gelişen dünya içerisinde Türkiye’nin iki binli yılların devleti olacağına olan inancı ve bu doğudaki Türk cumhuriyetleriyle, batıdaki Bosna’ya kadar uzanan şerit üzerinde siyasal bir coğrafyadan değil; ama kültürel bir coğrafyadaki işbirliğinden çok inanarak bahsettiğine tanık oldum. Olayları büyük düşünmekten yana bir insandı. Kısa vadeli işlerle pek ilgilendiğini sanmıyorum.
Prof. Dr. Mahir KAYNAK
Türkiye’ye kendisine güvenmeyi öğretmiştir. Türkiye’yi dünya devleti haline getirmiştir. Yani daha önce dünyadan izole; fakat izole olduğu ölçüde de güdümlü olarak yaşayan bir ülkeyi ilk defa siyaset sahnesine dünya sahnesine çıkarmıştır ve o izden yürünmesi lazımdır.
Muhsin YAZICIOĞLU
Yıllarca camisinde, düğününde, sokaklarında kendisi gibi yaşayan ama çağın ilmini yakalamış, çağın fennini yakalamış çağın bilgisayarlarıyla oynayabilen bir insan özlüyor. Bilgisayarlarla oynasın, bilgisayarın içinde olsun yabancıların lisanlarını da bilsin; onların kültürlerini de tanısın ama; ama kendi kişiliğini korusun, kendi milletinin kişiliğine saygı göstersin, kendi milletinin inançlarına saygı göstersin.
Kamran İNAN
En önemli yönü memleketin sosyal ve ekonomik yapısını baştan aşağı değiştirmesi, birçok tabuyu yıkması ve Türkiye’yi başı dik bir hale getirmesidir.
Bu tür girişimleri yapabilmek için özellikleri vardı Özal’ın. Herşpeyden önce m,illetini yakından tanıyor ve güveniyordu.
Orhan AYHAN
İyi bir Fenerbahçe taraftarıydı. Fenerbahçe maçlarını kaçırmazdı. Ama sanmayın ki, Galatasaray’a Beşiktaş’a ve diğerlerine düşmandı. Onları da en az Fenerbahçe kadar severdi. Bütün oyuncuların bütün futbol camiasının, bütün spor camiasını içindeydi. Özellikle de fubol diye de belki yanlış söyledim. Kim bilirdi ki Naim Süleymanoğlu’nun Türkiye’ye geleceğini. Naim Süleymanoğlu dünyanın en büyük haltercisi. Ve Naim Süleymanoğlu’nu bir gün Avustralya’dan buraya getirtti.
Kaynak : http://www.turgutozal.org.tr/main.php?lang=TR&t=who&id=18
http://www.zeb.biz/get.php?id=3267


18 yorum:
allah bize turgut özal gibilerini nasip eylesin
turgut özal gerçekten bu vatan en iyi hizmet etmiş devlet adamlarından biridir. ama ondan sonra onun kadar vatanını severek, kendi menfaatleri için değilde devlet menfaatleri için çalışan adamlar gelmedi. şimdi bir başbakanımız var benim şahsi görüşüm başbakanımızda bu ülkede köklü değişimler yaratan ve türkiye yi dünya ülkeleri arasında değerli önemli bir yerlere getirmeye çalışan imanlı inançlı dürüst, demokratik bir devlet adamımızdır. allah onunda ardımcısı olsun.
turgut özal türk devletine hizmet etmiş sayılı insanlardan biridir ruhu şad olsun
Allah Mekanını cennet eylesin.Huzur içinde yatsın.Ruhu Şad olsun Onun gibilerini görmek bir daha mümkün olmaz ama onun gibilerini başımıza getirsin
turgut özal gibi bazı büyük devlet adamları zamanla unutulmaktadır yeni yetişmakte olan gençlerimiz bilgisiz,vatan millet sevgiisnden yoksul kalmaktadır.
turgut özal siyasi görüşleri ve türk devletine büyük hizmet etmiş sayılı büyüklerimizden biridir . ruhu şad mekanı cennet olsun
Turgut Özal kadar iyi bir siyaset adamı yoktur olsaydı Türkiye bu konuma gelmezdi
onu cok görmek isterdim ama göremedim herzaman internete girdimde onun fotaraf larına bakarım onun gibisi bırda cık maz sanırsam yerınde huzur icınde yatsın kabırı cenet olsun
turgut özal sağ olsaydıda şimdi baştakileri görsydi oturur ağladı heralde. o yzdn kimse tayyiple Turgut ÖZALI'ı kıyaslamasın lütfen... edison bile tayyipin ampülü kullanacağını bilse icat etmezdi.
bana göre turgut özal muhteşem bir kişilik muhteşem bir siyasetci ve muhteşem bir insandı..
allah gani gani rahmet etsin turgut özal a..
ama şunu da belirtmek istiyorum, yaşam şekli olarak ona en yakın insandır tayyip erdoğan bana göre..
ve gerçek anlamda onunda birçok konuda diğerlerine göre çok üstün olduğunu düşünüyorum..
allah (cc) liderlik vasfını belli insanlara vermiştir ve bu iki kişilikte liderlik vasfına sahip ve onu sonuna kadar hak eden insanlardır..
gerçekten rahmetli turgut özalın muhteşem politikası var.allah rahmet eylesin allah turgut özal gibi politikacıları başımızdan eksik etmesin.
turgut özalı bir kaos yaratmak için öldürdüler ama T.C kimse bölemez bölenlerden hesabını sorarız ben bu yorumu yaptım fakat bu mesaj birilerine gidecek ama cumhurbaşkanına ve başbakana bir sözüm yok onlar görevlerini en iyi şekilde yapıyorlar benim sözüm bu ergenekonun sorumlularınadır.sözüm bu kadar
bençede rahmetli özal cok iyi biriydi ve çok gözel işler yaptı özellikle dogu anadolu ve GAP projesine önöm vermesi ve kört asıllı bir cumhur başkanı olmasından dolayı malesef ona bu suikastı yapmışlardır
Sevgili, saygı duyduğum cumhurbaşkanı Turgut ÖZAL'ın ALLAH Mekanını cennet etsin. Bende bir malatyalıyım ve hemşerim olarak çok merak ettim gerçekten çok güzel şeyler yapmış, isterdimki onun yönettiği bir devlet çerçevesi içerisinde yaşasaydım. Bazı arkadaşların dediği gibi Rahmetli Turgut ÖZAL'ın peşinden şuanda sevgili başbakanımız Tayyip ERDOĞAN gidiyor kim ne derse desin benim görüşüm budur. (Özgür düşünce) ALLAH Başımızdakilere yardım etsin. Uzaktan davulun sesi hoş gelir. Kalıplaşmış bir sistemi yok etmek kolay değil. Şuandakiler bunu yok etmek için uğraşıyor, Bunun için dualarınızı eksik etmeyin derim.
ya Turgut Özal'ın "AH ŞU GENÇLİK KİTABININ TİYATROSUNU" yapıcaz çok heyecanlı
@RABİA
kolay gelsin şimdiden :)
TÜRKİYE CUMHURİYETİNE bir çok işler yapmıştır ONU SAYGIYLA ANIYORUZ
Turgut özal gibi bir lider kolay bulunmaz.. ALLAH YERİNİ CENNETİ MEKAN EYLESİN..
allah rahmet eylesin buyuk isler basardı dunyaya turkiye diye bir ulke oldugunu gosterdi
Yorum Gönder