Hüsamettin Cindoruk siyasete dönüyor
DYP’nin seçimden önce Anavatan ile birleşme çatısı amacıyla geçtiği DP’nin, birleşmenin gerçekleşmemesi ve seçim yenilgisinin ardından başlattığı yeni genel başkan arayışı sona erdi. Genel Başkan Mehmet Ağar’ın istifa edeceğini ve aday olmayacağını açıklamasının ardından, eski genel başkanlardan Tansu Çiller’e teklif yapılmış, ancak Çiller reddetmişti.
Ağar, bugün sürpriz bir açıklama yaparak, partinin 6 Ocak 2008’de olağanüstü kongreye gideceğini, kendisinin genel başkanlık için aday olmayacağını, Hüsamettin Cindoruk’un aday olabileceğini bildirdi.
DEMİREL’İN EMANETÇİSİYDİ
Yassıada duruşmalarına DP’nin avukatları arasında giren Cindoruk, Demokrat Parti, Adalet Partisi, Demokratik Parti, Büyük Türkiye Partisi ve Doğru Yol Partisi’nde il başkanlığı, kuruculuk, Genel İdare Kurulu üyeliği görevlerinde bulundu.
12 Eylül’de Adalet Partisi’nin kapatılmasından sonra, bu partinin yerine kurulan Doğru Yol Partisi genel başkanlığını 1985’te üstlendi ve koltuğu siyasi yasağı bitince Süleyman Demirel’e teslim etti.
DYP-SHP koalisyonu döneminde TBMM Başkanlığı yapan Cindoruk, Demirel’in cumhurbaşkanı olması, ardından Çiller’in genel başkan olması üzerine bir grup arkadaşıyla DYP’den ayrılıp Demokrat Türkiye Partisi’ni kurdu. 28 Şubat sürecinde kurulan Mesut Yılmaz başbakanlığındaki koalisyon hükümetinin küçük ortağı olan DTP, 1999 seçiminde barajı aşamadı. Genel başkanlıktan istifa eden Cindoruk, uzun bir aradan sonra yeniden genel başkanlık için dönüyor.
AĞAR: DÖNMEYECEĞİM ANLAMI ÇIKMAZ
Ağar, düzenlediği basın toplantısında, 22 Temmuz seçimlerinin ardından DP’de olağanüstü kongre kararı aldığını ve parti teşkilatlarından gelen talep üzerine bu kongrenin ertelendiğini anımsattı.
Bu süreçte, kongre sürecini etkilememek için genel merkeze dahi gelmediğini ifade eden Ağar, kongreyi erteledikten sonra il başkanlarıyla görüştüğünü, kendisine adaylık konusunda ısrarda bulunulmasına rağmen adaylığının söz konusu olmayacağını, bunun hem parti, hem de kendisi için son derece önemli olduğunu söylediğini aktardı. Ağar, şöyle konuştu:
“Sonuç olarak, partimizin eski genel başkanlarından Sayın Hüsamettin Cindoruk ile yaptığım bir görüşmede, bu sürecin parti içinde yeni ayrılıklara sebebiyet vermeksizin devamı konusunda genel başkanlık adaylığını, bu görevi kabul edebileceğini ifade etti. Bu konuyla ilgili çeşitli zemin yoklamalarında bulundum. Genelde çok olumlu hava içerisinde karşılandığını gördüm.”
Partinin yeni bir kongre sürecine gireceğini ve partisine görev anlamında veda edeceğini belirten Ağar, “Elbette ki kalben bir ömür boyu bağlı olacağımız çizgiye, bu noktadaki fiili hizmetimizi sona erdirmiş olacağız” diye konuştu.
Kongrede GİK seçiminin yapılıp yapılmayacağı sorusunu yanıtlarken Ağar, yeni genel başkanın birlikte çalışacağı ekibi belirlemesine fırsat verilmesi gerektiğini belirtti. Ağar, “Mayısta olağan kongreniz var. Bu kongrede aday olacak mısınız?” sorusuna, “O kongrenin ne zaman olacağı belli değil. Onu artık yeni oluşacak heyet belirleyecek. Ben bu kararımı bu şekilde noktalamış oldum” dedi.
Bir gazetecinin, “Siyaseti bırakmanızı doğru buluyor musunuz?” sorusu üzerine Ağar, “Aktif siyaseti diyorum. Benim 22 Temmuz öncesi millete verdiğim sözler vardır. Ben bu sözün arkasında duruyorum. Ben böyle bir sonuç vaki olduğunda bu görevi bırakacağımı ifade ettim ve görevi bırakıyorum. O lafımın da arkasında duruyorum. Bana çok yoğun ısrarlar olmasına rağmen bu kararımdan vazgeçmem söz konusu bile değildir. Çünkü ben millete karşı mükellefiyette bulundum. Bu sözün karşılığı bu göreve devam etmemektir” dedi.
“MİLLET İKAZ ETTİ, GEREĞİNİ YERİNE GETİRDİK”
“Bu sözlerden, aktif siyasete hiç dönmeyeceğinizi çıkarabilir miyiz” sorusu üzerine ise Ağar, şöyle dedi: “Hayır onu çıkaramayız. Ben çok sözler söyledim. Söylediğimiz bütün sözleri başucunuza koyun, doğru çıktıkça beni ufak ufak hatırlarsınız. Yarın ihtiyaç olursa gene söyleriz ama bir müddet hem partinin geleceğini bağlamamak açısından, hem siyaseti dışarıdan daha rahat izlemek için... Siyaset, milletin gösterdiği istikamete göre şekillenen bir çizgidir. Bu çizgiyi muhafaza ediyorum. Millet, 22 Temmuz seçimlerinde, göreve devam etmememiz noktasında bir ikazda bulundu ve biz bu ikazın gereğini yerine getirdik.”
Ağar, “Tansu Çiller’in gölge isimlerle kongreye gireceği söyleniyor” diyen bir gazeteciye de, “kimseyle ilgili çok münasebetsiz laflar edilmesine rağmen şahsi değerlendirme yapmadığını” belirtti. Ağar, bugün için de hiçbir ismi yıpratıcı, eleştiren bir yaklaşımda bulunmayacağını, iddiası olan herkesin kongrede aday olabileceğini söyledi.
ARINÇ’IN “ÇANTACI, EMANETÇİ” SÖZÜNE YANIT
Bir gazetecinin, “Bülent Arınç, Cindoruk’u çantacı ve emanetçi olarak nitelendirdi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine, şunları söyledi:
“İki siyasetçi, ikisi de meclis başkanlığı yapmış. Üslup güzel mi? Kim buna ‘evet’ diyebilir. Zannediyorum ki pişmanlık duyulacak bir sözdür. Bir talisizlik olmuştur. Böyle bir şey söz konusu olamaz. O günün siyasi yasakları vardı. O gün o tür bir hizmette bulunulmuştur. Bugün böyle bir şey söz konusu değildir. Bugünün siyasi şartları çok ayrıdır. Hüsamettin Bey için bunları kullanmak son derece doğru olmayan davranıştır. Ben zannediyorum ki kullanan için de üzüntü ve pişmanlık konusu olmuştur. Biz o dönemde bir göreve talip olmanın kınanacak değil, belki de beğenilecek tarafı vardır diye düşünüyoruz.”
Anavatan Partisi ile birleşme sürecine ilişkin bir soru üzerine Ağar, bunun yeni yönetimin elinde olan bir mesele olduğunu, kendisinin bununla ilgili bağlayıcı bir söz söylemesinin mümkün olmayacağını dile getirdi.


0 yorum:
Yorum Gönder