THY'nin uluslararası marka bilinirliği çalışmaları çerçevesinde anlaşmaya vardığı ünlü basketbolcu Kobe Bryant'ın THY ile ilgili tanıtım çekimi, Facebook'ta yayınlandı.Bryant, mesajında, Türk Hava Yollarının tanıtım elçisi seçildiği için çok gururlu olduğunu belirterek, ''Türk Hava Yolları, 77 yıldır olağanüstü bir hizmet ve mükemmel yemekler sunuyor.Los Angeleslılar, bu Martta Türkiye'ye direkt uçuşların başlamasıyla bir yandan Türkiye'nin doğal güzellikleriyle tanışacak, bir yandan da tarihi zenginliğini keşfetme fırsatı bulacak'' dedi.THY, uluslararası marka bilinirliği çalışmaları çerçevesinde basketbol dünyasının en değerli oyuncularından Kobe Bryant ile anlaşmış, ABD'nin Los Angeles şehrinde atılan imzaların ardından Kobe Bryant, iki yıl boyunca THY'nin başta ABD olmak üzere dünyadaki marka tanıtım elçisi olmuştu.Kobe Bryant, THY'nin düzenleyeceği birçok organizasyonda ve halkla ilişkiler etkinliklerinde sevenleriyle sık sık bir araya gelerek, THY markasını tanıtacak.
Kobe Bryant'ın rol alacağı THY reklam filmi, 2011 yılının ilk çeyreğinde ağırlıklı olarak Amerika ve Uzak Doğu ülkeleri olmak üzere global yayınlar ile 80'den fazla ülkede uluslararası televizyon kanallarında ve sinemalarda izleyiciyle buluşacak. Ayrıca, billboard, dergi, dijital ortam gibi birçok farklı mecrada da Türk Hava Yollarının reklamları yayınlanacak
Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının önde gelen öykücülerindendir.Varlıklı bir ailenin çocuğu olan Sait Faik,Adapazarı'nda doğdu;ilkokulu da bu kentte bitirdi.Kurtuluş Savaşı sonrasında ailesiyle birlikte İstanbul'a yerleşti.İlk şiir ve öykülerini 1925'te henüz lise öğrencisiyken yazdı ve çeşitli dergilerde yayımlandı.1928'de İstanbul Üniversitesi'nde Türkoloji öğrenimine başladı ;ama üç yıl sonra öğrenimini yarım bırakarak üniversiteden ayrıldı. Bir süre de, ekonomi öğrenimi görmek için gittiği İsviçre ve Fransa'da yaşadı. "İhtiyar ve Talebe", "Gauther Cambazhanesi" gibi öyküleri orada geçen günlerini yansıtır. Babasının geri çağırması üzerine yükseköğrenimini yarıda bırakarak 1933'te yurda döndü. Gene babasının isteği doğrultusunda ticarete atıl-dıysa da başarılı olamadı. Halıcıoğlu Ermeni Yetim Mektebi'nde kısa bir süre Türkçe öğretmenliği yaptıktan sonra Haber gazetesinde adliye muhabiri olarak çalışmaya başladı. Bu gazetede yayımlanan röportajlarından 26'sı ölümünden sonra Mahkeme Kapısı (1956) adlı kitapta toplanmıştır. Bu arada Varlık, Ağaç, Ses, Yeni Ses, Yaprak ve Yenilik gibi dergilerde öyküleri yayımlanıyordu. İlk öykü kitabı olan Semaver 1936'da basıldı. Sait Faik'in bu dönem öykülerinde çocukluk ve gençlik yıllarının izlenimleri, anılan öne çıkar. 1930-40 yıllarında Türk öykücülüğünde gelişen eğilimlerden Sait Faik de bir ölçüde etkilendi. O da öykülerinde insanların yaşam koşullarını ve insanlığın çelişkilerini işledi. Bunların ötesinde, daha sıcak bir insancıllık anlayışına yöneldi. Sait Faik'in insana yaklaşımı, "her şey bir insanı sevmekle başlar" cümlesiyle özetlenebilir. İkinci öykü kitabı plan Sarnıç (1939) yayımlandığı sırada babası öldü. Sait Faik'in asıl başına buyruk yaşamı o tarihten sonra başladı. Babasından kalan mirasın geliriyle geçindi; kışları Şişli'de, yazları da Burgazada'daki köşkte annesiyle birlikte yaşadı. 1944'te yayımlanan ilk romanı (Medarı Maişet Motoru) sıkıyönetim tarafından toplatılınca, yazar bir duraklama dönemine girdi ve bir süre yazmayı bıraktı. Ama 1946 Şubat'ında siroz hastalığına yakalandığını öğrenince yeniden yazma isteği duydu. Büyük bir yaşama ve yazma susuzluğuyla öyküler yazmaya başladı. Lüzumsuz Adam (1948), Mahalle Kahvesi (1950), Havada Bulut (1951) kitaplarında toplanan öykülerinde doğaya, yaşadığı kente, yaşam kavgası veren sıradan insanların günlük kaygılarına eğildi. Sait Faik'e göre öykünün özü çekişme ve çatışmalar değil, "yaşama sevinci" ve "paylaşılmış sevgi" olmalıydı. Öykülerindeki yalın ve şiirsel dil çağdaşlarını olduğu kadar kendisinden sonraki yazarları da etkiledi. Hastalığıyla birlikte gelen sürekli ölüm düşüncesi, böyle bir yaşamın yarattığı bezginlik ve umut ile umutsuzluk arasındaki çalkantılar Sait Faik'in son dönem öykülerini büyük ölçüde etkiledi. Son Kuşlar (1952) ve Alemdağ'da Var Bir Yılan'daki (1954) öykülerinde kişinin yalnızlığını, düş kırıklığını, acılarını ve bunalımlarını işledi. Şiirlerini topladığı Şimdi Sevişme Vakti ile genç bir kadının mutluluk arayışını konu alan ikinci romanı Kayıp Aranıyor 1953'te yayımlandı. Sait Faik, çağdaş edebiyata katkıları nedeniyle 1953'te ABD'deki Mark Twain Derneği'nin onur üyeliğine seçildi. Ölümünden sonra, 1955'te annesi tarafından adına bir öykü ödülü (bu ödülü en son 2009'da Feryal Tilmaç adlı yazarımız "Aradım Yaz Dediniz"adlı öykü kitabı ile aldı .)[3]kondu. Burgazada'daki köşk de 1964'te Sait Faik Müzesi'ne dönüştürüldü.[1]
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından belirlenen “Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Esas ve Usuller” programı çerçevesinde 41 yeni kurulan üniversiteye 2 bin kişilik kadronun dağılımı gerçekleştirildi.YÖK'ün belirlediği “Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Esas ve Usuller”e ilişkin program, YÖK Başkanlığının koordinasyonunda, öğretim üyesi yetiştirme programı kapsamında lisansüstü eğitim verme imkanına sahip olan yükseköğretim kurumlarında, öğretim üyesi ihtiyacı olan diğer yükseköğretim kurumlarının araştırma görevlilerine lisans üstü eğitim yaptırılması yoluyla öğretim üyesi yetiştirilmesine ilişkin esas ve usulleri düzenliyor.
Yapılan düzenlemeye göre, yükseköğretim kurumları, program kapsamında alınmasını istedikleri araştırma görevlisi sayılarını ve araştırma görevliliğine başvuruda bulunacakların lisans veya lisansüstü mezuniyet alanlarına ilişkin özel şartları belirleyip YÖK'e bildirecek. YÖK Yürütme Kurulu, programa katılmak üzere başvuruda bulunan yükseköğretim kurumlarının taleplerini değerlendirip ÖYP araştırma görevlisi kontenjanlarını belirleyecek.Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı'na, YÖK Yürütme Kurulu kararı ile YÖK resmi internet sitesinde ilan edilen ÖYP araştırma görevlisi kontenjanlarına belirlenen koşulları karşılayan adaylar ilgili rektörlüklere bireysel olarak başvuracak. Değerlendirme ve atamalar cari usullere göre yapılacak.
ÖYP araştırma görevlisi kadrolarına, ilgili yükseköğretim kurumunun senato kararı ile ÖYP puanları esas alınarak da atama yapılabilecek. Yazının Devamı....